3 Aralık 2008 Çarşamba

Kuş gibiyim kuş...

Uzun, yoğun, yorucu bir çalışma ve heyecan dolu bir sunum sonrası kuş gibiyim. Eve kapanmalar, dünyadan kopuşlar, düşünceli arkadaşlardan gelen zamansız gezme tozma istekleri (başka zaman bulamamışlar gibi!!), ee gidemeyince off'lamalar, "herkes geziyor ben ne yapıyorum"lar, uykusuz geceler, nescafe ve tüm makarna üreticilerinden komisyon talep etme düşünceleri, kağıtlar, kalemler, FF, sanallık ve fiziksel gerçeklik...arada da yalnızlık dolayısıyla çamaşır ve bulaşık!! Makarnadan gına geldiğinde yemek desteği için Yemek Sepeti'ne koca bir teşekkür, sizi seviyoruz :)! Koca bir buçuk haftamın özeti bu, şimdi ise öyle rahatladım ki..Öyle ki sunum bitip, sonrasında derin bir "ohhh" çektikten sonra bir an kalakaldım, eee şimdi ne yapacaktım? Bir buçuk hafta öyle bir odaklanmıştım ki duruma, hayattaki tek hedefim en zor hocamın dersine, bir yüksek lisans öğrencisine yaraşır bir seminer raporu ve sunumu hazırlamak ve yüzündeki memnnuniyeti görebilmek olmuştu adeta. Herşey bittiğinde ise benim için hayatın amacı da bitmişti bir an sanki, gayet saçma görünse de o anda hissettiklerim tam olarak buydu! Sonrasında çok değerli dostlarla, çok keyifli geçirilen bir akşam ve kutlamadan sonra anca kendime gelebildim, şoktan çıkmıştım, evet gerçek hayat ve hedeflerim yine yeniden benimleydi. Birkaç hafta bilgisayar ve türevlerinden uzak durma düşüncem tabiki teoride kaldı. Ama yapmaktan ısrarla vazgeçmediğim bir isteğim vardı o da sinema salonlarnıda sabahlamak..Bu sefer şans benimleydi, isteğimi yerine getirebilmem için herşey fazlasıyla mevcuttu, hemen randevuları ayarladım. Mustafa'nın vizyona girmesiyle arada kaynayan Devrim Arabaları, üniversitemin güzide sinema salonunu bir haftalığına kapatmış, mutlu mesut perşembe akşamımı ona adadım. Araya bir animasyon harikası alayım dedim ve cumartesi 19.30 a Madagaskar 2'ye söz verdim. Güldüm eğlendim hadi biraz da macera yaşayayım dedim Burn After Reading ile bayramın ikinci günü saat 17.30 da sözleştim. AROG'u bekleyemem araya bir film daha girer dedim, perşembeye Quantum of Solace'a çok istekli olmasam da radevu verdim ve son olarak AROG ile haftayı mutlu mesut bitirmeye bir hayli istekliydim, torpil yaptım ona cuma tüm günümü ayırdım.

Ohh hepsinin gönlünü (en başta kendiminkini) yaptım, asıl şimdi çok rahatım.

kuş gibiyim kuşş.. :)

2 yorum:

AYTAC ATES dedi ki...

Ne diyelim hayırlı olsun. Görünüşe göre yoğunluğunuz henüz bitmemiş iyi eğlenceler.

Eci dedi ki...

sunumunun bitişi için gözün aydın diorm öncelikle..
ama şu iş hayatına girdim gireli tez zamanlarının yoğunluğunu bile özledim..
bu kaydını okurken o günler geldi aklıma, en azından gönlüme göre bir elim kahvemde bir gözüm msn de, kulağım müziğimde oluyordu..
galiba çalışırkende haftasonları insanın ödülü oluyor
:)
filmlerin için de iyi seyirler diliyorum
:)