29 Mart 2010 Pazartesi

Karmaşa

Duyduklarına inanamadığında göreceklerine; gördüklerine de inanamadığında neye inanmalı insan?


İnanmak istemediklerine.

21 Mart 2010 Pazar

Potpuri

Açıklama yok. Kesinlikle izlemeli hatta izlerken de keyif alıyor olmalısınız :) Türk versiyonu yapılsa nasıl olurdu acaba diye düşünmeden de edemedim.

True Blood, Scrubs ve Love and Marriage benim favorilerim.

Peki sizinki hangisi ya da hangileri? ;)



* Bu arada kırk yıllık Potpori, Potpuri imiş. Bilgime ve bilginize.

15 Şubat 2010 Pazartesi

Farkettim de..

"Gülü bir gün, seni her gün; gülü soluncaya seni ölünceye kadar seveceğim" adlı arabesk kokulu iltifatın (!) alt okuması:

Hem 1 gün, hem soluncaya kadar diyorsun da. Bir kere gül 1 günde solmaz arkadaşım. Madem gül üzerinden hava atıyorsun, ee gül 1 günde solmadığına göre, gülü 1 gün seviyor olamazsın ki.


Farkettim de,

daha baştan, nasıl yalan :)

22 Ocak 2010 Cuma

Fiyat Sorunsalı

Farkı fiyatı mantığı insan ilişkilerine pek uygun düşmese de aradaki farkı görmek ve hak edene hak edilen değeri verebilmek ya da tam tersi adına insanlara da ilişkiler üzerinden fiyat biçmek mümkün kendi içlerinde. Kimisini kırmak çok ucuzdur zira kayda değmez; kimisini ise çok pahalıdır dönüş bilmez.

Ucuzunda sorun yok da pahası oldukça yerinde insanlarda limit aşımına dikkat!

Yoksa bedeli, faiziyle ödenebilir.


15 Ocak 2010 Cuma

Holmes, Sherlock Holmes

"Irene: Why are you always so suspicious?
Sherlock: Should I answer chronologically or alphabetically?"

Müthiş zekası, onu çekici kılan en önemli yanı olsa gerek. Öyle ki iki bucuk saat boyunca hiç sıkılmadan, hayret ve hayranlık içinde ve hatta en gerilim sahnelerde kahkahalar atarak izledik. Fragmanın filmi iyi yansıtamadığı ortak fikrimizdi çıktığımızda. Aman diyelim, aldanıp da fikrinizi değiştirmeyin. Yakın zamanda geçirdiğim en keyifli iki bucuk saatti.

Robert Dawney Jr., Holmes rolüne en az Jack Sparrow (Johnny Depp) kadar cuk oturmakta ve en az onun kadar başarılı (özellikle muzip mimikleriyle). Büyük bir şey söyledim, kayıtlara geçsin.

İtiraf etmeliyim izlemeden önce Jude Law'ın önüne geçebilme ihtimali konusunda şüphelerim vardı. Büyük yanılgı imiş, izlediğimde anladım. Sadık dost Dr. Watson rolünde Jude Law, evet yine başarılı. Karanlık düşman rolünde Mark Strong ise, Andy Garcia'ya olan benzerliği ile her göründüğü sahnede beni şaşırtmayı başardı.

Müzikler, görüntüler.. Gerisi -spoiler alert- olmasın.

Tebrikler Guy Ritchie.

İyi Seyirler.